Merhaba Dünya,
Ben Murat Özel.
Uzun zamandır kelimelerle yaşıyorum. Bazen bir mısranın eşiğinde, bazen bir kıvılcımın peşinde. Sesimi duyurmak gibi bir derdim olmadı; daha çok, içimde büyüyen sessizliği anlayabilecek birilerinin varlığına inandım.
Evet, artık çeviriyorum. Ama kelimeleri değil yalnızca — bir hissi, bir inancı, bir geleneği.
Yunus’un “aşk”ını, Karacaoğlan’ın “seher yeli”ni, Dede Korkut’un yüreğindeki ıssız dağları İngilizceyle anlatmaya çalışıyorum. Çünkü biliyorum, bazen bir başka dil, kendi iç sesimizi daha berrak duyurur.
Ancak bu site, yalnızca bir çeviri durağı değil. Aynı zamanda yarım kalmış şiirlerin, zamansız düşüncelerin, bir kuytuda unutulmuş Anadolu sözcüklerinin yeniden nefes aldığı bir alan.
Şiir yazmaya da devam ediyorum. Her dizede bir iç hesaplaşma, her durakta biraz daha kendine yaklaşan bir yolculuk. Ne tam kırgın, ne tam umutlu — ama hep gerçek.
Ve evet, okçuluk da var. Gelenekten beslenen, sabırla öğrenilen, içe işleyen bir uğraş. Belki bir hedefe doğru yürümekten çok, o yay gerilirken duyulan içsel sükûnettir beni buraya çeken.
Bu sayfa, kalabalıklar için değil. Bir cümlede durup düşünebilen, bir sessizlikte başka bir hayat duyabilenler için.
Ben yalnız kalmayı seçtim. Ama yalnızlığımı paylaşmak istedim.
Eğer siz de yolunuzu buraya düşürdüyseniz, belki aynı sükûneti arıyoruzdur.
Sözün özü:
Burada, kelimelerle atılan oklar var. Sessiz ama hedefi bulan. Buyurun, okuyun. Kalın. Ya da sadece geçin. Ben buradayım.
— Murat

